KUTLAMA

30 AĞUSTOS VE 9 EYLÜL İLE

RAMAZAN BAYRAMLARINIZ

KUTLU OLSUN...

Belediye Haberleri
Belediye haberleri buraya
Yerel seçimlerden sonra erken seçim gündeme gelirmi?
 
Döviz Efekt.Alis Efekt.Satis
USD 1.5022 1.5129
EUR 1.9166 1.9301
Şuanda 4 konuk çevrimiçi
Nihat Sözeri'nin İbrahim Şahin ile Reportajı PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 
2008 Aralik
Nihat SÖZERİ tarafından yazıldı   
Salı, 19 Mayıs 2009 12:57

 

 (Nihat Sözeri’nin 2006 yılında yaptığı reportaj’dan)

 

Nihat Sözeri: Tüm beyanat ve televizyon konuşmalarınızda Avrupa
Birliği'ne “Kafirler topluluğu” diyorsunuz ve Türkiye'nin AB'ye
girmesine karşı çıkıyorsunuz, ABD'ye de pek dostça baktığınız
söylenemez, neden?
İbrahim Şahin: AB bir Hıristiyan kulübü değildir, bugüne kadar
Hıristiyan kulübü olarak bilinen AB aslında bir kafirler topluluğudur.
Ayeti kerimelerde de belirtildiği üzere Hıristiyan ve Yahudiler Allah'a
şirk koşmaktadırlar ve dolayısıyla kafirdirler. Türk milletinin AB'de
yeri asla ve asla olamaz. Aramızda kan ve doku uyuşmazlığı var.
Onlar haçı biz ise hilali temsil etmekteyiz. Onlar tarih boyunca bizi
bu topraklarda istememiş, bizimle hiçbir şeyi paylaşmaya
yanaşmamış, hep kendilerine istemişler, bu topluluk emperyalist
fikirli ülkeler topluluğudur. AB ve ABD Türkiye'yi parçalamak isteyen
ki güçtür, hem bir ülkeyi parçalamak isteyeceksin hem de içine
alacaksın buna kim inanır. Bugün, İran ve Suriye'ye yapılanları
dikkate aldığımızda da ABD'nin asıl amacının Türkiye'nin Türk ve
İslam devletlerine açılan kapıları sayılacak Irak, İran ve Suriye'nin
kapatılmasıdır. AB'ye alınmayacak Türkiye'nin bir çember içiresinde
kalmasının sağlanması düşünülmektedir. Bu şekilde bir engelleme
yapılmak istenmektedir. Bu, batının, Hıristiyan dünyasının Türkiye
üzerinde oynadığı en büyük oyundur.
 

N. Sözeri: Güneydoğu'da yaşanan son olayları nasıl
değerlendiriyorsunuz?
İ. Şahin: AB ve ABD'nin dayatmasıyla Türkiye'de bir Türk  Kürt savaşı
çıkartılmaya çalışılıyor milli birlik ve beraberliğimiz bozulmaya çalışılıyor.
Son günlerde yaşanan Hakkari ve Şemdinli olayları ise bu yönde
hazırlanmış komplike hareketler ve provaka eylemlerdir. Aslında orada
bu eylemleri sahneye koyanlar AB ve ABD ajanlarıdır. Bu eylemlerle ordu
yıpratılmak isteniyor, bu provake eylemler askerimize maledilmek
isteniyor. Ordu ve Türk halkı karşı karşıya getirilmek isteniyor. O yöredeki
kötü niyetli bazı vatandaşlarımızda bu oyuna gelerek bizi parçalamak
isteyenlere yardımcı oluyor. Şemdinli olaylarında medyamızın bile
duyarsızlığını yaşadık, provakatörler polislerin evlerini taşladı, camlarını
kırdı ama bunların hiç birisini medyada gündeme getirmediler. 
 

N. Sözeri: Türkiye'de bir üst kimlik sorunu varmı, yoksa bu da dış
güçlerin bir oyunu mu?
İ. Şahin: Sayın Başbakan Diyarbakır'a gitti “Türkiye'de bir Kürt sorunu
vardır” dedi ardından Hakkari olayları patlak verdi ve Hakkari'ye giderek
bu kez de “Türkiye'de bir Türkiyelilik üst kimliği” gibi garip bir beyanat verdi.
Şimdi: maalesef  Türklükten haz almayan ve Türk olduğunu deklare
edemeyen bir Başbakanımız var. Buradan bir kez daha söylüyorum
Başbakan kendisi Türk değildir, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık koltuğuna
bir Türk oturmalı ve bu üst, alt kimlik meselelerini o çözmelidir. Türkiye'de bir
kimlik sorunu yoktur, Türkiye'de yaşayan halk Türk oğlu Türk'tür. 

 

 

 

Istanbul
Ankara
Izmir
ISTANBUL ANKARA IZMIR