|

(Nihat Sözeri’nin 2006 yılında yaptığı reportaj’dan) Nihat Sözeri: Tüm beyanat ve televizyon konuşmalarınızda Avrupa Birliği'ne “Kafirler topluluğu” diyorsunuz ve Türkiye'nin AB'ye girmesine karşı çıkıyorsunuz, ABD'ye de pek dostça baktığınız söylenemez, neden? İbrahim Şahin: AB bir Hıristiyan kulübü değildir, bugüne kadar Hıristiyan kulübü olarak bilinen AB aslında bir kafirler topluluğudur. Ayeti kerimelerde de belirtildiği üzere Hıristiyan ve Yahudiler Allah'a şirk koşmaktadırlar ve dolayısıyla kafirdirler. Türk milletinin AB'de yeri asla ve asla olamaz. Aramızda kan ve doku uyuşmazlığı var. Onlar haçı biz ise hilali temsil etmekteyiz. Onlar tarih boyunca bizi bu topraklarda istememiş, bizimle hiçbir şeyi paylaşmaya yanaşmamış, hep kendilerine istemişler, bu topluluk emperyalist fikirli ülkeler topluluğudur. AB ve ABD Türkiye'yi parçalamak isteyen ki güçtür, hem bir ülkeyi parçalamak isteyeceksin hem de içine alacaksın buna kim inanır. Bugün, İran ve Suriye'ye yapılanları dikkate aldığımızda da ABD'nin asıl amacının Türkiye'nin Türk ve İslam devletlerine açılan kapıları sayılacak Irak, İran ve Suriye'nin kapatılmasıdır. AB'ye alınmayacak Türkiye'nin bir çember içiresinde kalmasının sağlanması düşünülmektedir. Bu şekilde bir engelleme yapılmak istenmektedir. Bu, batının, Hıristiyan dünyasının Türkiye üzerinde oynadığı en büyük oyundur. N. Sözeri: Güneydoğu'da yaşanan son olayları nasıl değerlendiriyorsunuz? İ. Şahin: AB ve ABD'nin dayatmasıyla Türkiye'de bir Türk Kürt savaşı çıkartılmaya çalışılıyor milli birlik ve beraberliğimiz bozulmaya çalışılıyor. Son günlerde yaşanan Hakkari ve Şemdinli olayları ise bu yönde hazırlanmış komplike hareketler ve provaka eylemlerdir. Aslında orada bu eylemleri sahneye koyanlar AB ve ABD ajanlarıdır. Bu eylemlerle ordu yıpratılmak isteniyor, bu provake eylemler askerimize maledilmek isteniyor. Ordu ve Türk halkı karşı karşıya getirilmek isteniyor. O yöredeki kötü niyetli bazı vatandaşlarımızda bu oyuna gelerek bizi parçalamak isteyenlere yardımcı oluyor. Şemdinli olaylarında medyamızın bile duyarsızlığını yaşadık, provakatörler polislerin evlerini taşladı, camlarını kırdı ama bunların hiç birisini medyada gündeme getirmediler. N. Sözeri: Türkiye'de bir üst kimlik sorunu varmı, yoksa bu da dış güçlerin bir oyunu mu? İ. Şahin: Sayın Başbakan Diyarbakır'a gitti “Türkiye'de bir Kürt sorunu vardır” dedi ardından Hakkari olayları patlak verdi ve Hakkari'ye giderek bu kez de “Türkiye'de bir Türkiyelilik üst kimliği” gibi garip bir beyanat verdi. Şimdi: maalesef Türklükten haz almayan ve Türk olduğunu deklare edemeyen bir Başbakanımız var. Buradan bir kez daha söylüyorum Başbakan kendisi Türk değildir, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık koltuğuna bir Türk oturmalı ve bu üst, alt kimlik meselelerini o çözmelidir. Türkiye'de bir kimlik sorunu yoktur, Türkiye'de yaşayan halk Türk oğlu Türk'tür.
|