KUTLAMA

30 AĞUSTOS VE 9 EYLÜL İLE

RAMAZAN BAYRAMLARINIZ

KUTLU OLSUN...

Belediye Haberleri
Belediye haberleri buraya
Yerel seçimlerden sonra erken seçim gündeme gelirmi?
 
Döviz Efekt.Alis Efekt.Satis
USD 1.4984 1.5089
EUR 1.9228 1.9363
Şuanda 2 konuk çevrimiçi
Saat 09:05 PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 
Köşe Yazıları
Nihat SÖZERİ tarafından yazıldı   
Çarşamba, 12 Kasım 2008 12:00
İşe erken gelip tüm hazırlıklarımı yaptım, masamın üzerini temizledim, bilgisayarımı açtım, ofisimi havalandırdım, bu yazıyı yazmak, duygularımı paylaşmak için sizlerle bu köşeden.... Duvarda asılı duran Atatürk’ün resmini sildim, uzun uzun baktım mavi gözlerine. Tam saat 09:00’da her işi bırakıp, Atanın resmini tam karşıma koydum. 5 dakika onunla göz göze gelmek istedim yeniden, uzun uzun bakıştık , biraz hüzün vardı gözlerinde, yaşıyor gibiydi, nefes alıp verdiğini fark ettim. Çok uzun sürdü o 5 dakika, sanki kendimi sorguya çekiliyor gibi hissettim, “Ne bu memleketin hali, emanetime neden sahip çıkmıyorsunuz?” diyen sözleri kulaklarımda çınlayıverdi. Ben suçlu, ben ezik, ben üzgün ve hüzünlüydüm onun karşısında. Kibirden eser kalmamıştı bedenimde, gözlerim önüme devrilmişti. Birden o acı gerçeği hatırlatan siren sesleri çalmaya başladı, siren sesleri kurtarmıştı beni o ızdıraptan, saat 09:05’i gösteriyordu. Dim dik dikildim olduğum yere birden, düşen omuzlarımı yeniden kaldırdım, nemli gözlerimi diktim yeniden mavi gözlerine; “Atam, Vatan ve Cumhuriyetimize sonuna kadar sahip çıkacağıma, en son nefer ben kalsam da gözümü kırpmadan, ölüm pahasına hainlerle çarpışacağıma, onları eninde sonunda cezalandıracağıma, şerefim üzerine söz veriyorum” dedim. Bakışlarının değiştiğini, kaşlarının kalktığını, yüzüne huzur geldiğini gördüm. Ölmediğini biliyordum, bir kez daha kanıtladım onu kendime.  
Son Güncelleme ( Çarşamba, 12 Kasım 2008 12:20 )
 

Istanbul
Ankara
Izmir
ISTANBUL ANKARA IZMIR