MİLLETİMİZ AKP’YE GEREKLİ CEZAYI VERECEKTİR (25 Nisan 2005)
57. Hükümette Ulaştırma Bakanlığı yapan MHP İzmir eski Milletvekili Dr. Oktay Vural Alparslan Türkeş’in ölümünün 7. Yıl dönümü nedeniyle MHP Konak İlçe Teşkilatının Karabağlar’da düzenlediği anma toplantısına katıldı. Dr. Oktay Vural toplantı sonrası, geçmişte Karabağlar için yaptığı çalışmaları, muhitin sorunlarını ve AKP hükümetini değerlendirdi.
-Sayın Vural, MHP’nin de iktidarda olduğu geçen dönemde Karabağlar’ın ilçe yapılmasıyla ilgili olarak ne gibi çalışmalar yürüttünüz, hangi aşamadaydınız, şu an Karabağlar’da yaşanan sorunlar hakkında ne düşünüyorsunuz, çözüm önerileriniz nelerdir anlatırmısınız.
Öncelikle, Başbuğumuz sayın Alparslan Türkeş’in ahirete intikalinin 7 nci yıl dönümü kendisini rahmet ve minnetle anıyoruz. Türkiyenin her yerinde anma toplantıları düzenlendi bu çerçevede bizde İzmir’deki etkinliklere katıldık. Başbuğumuzun devlet adamlığını, ileri görüşlülüğünü, özelliklerini, milliyetçilik fikri konusundaki düşüncelerini değerlendirdik. Geniş bir katılımla Konak ilçe teşkilatımızın düzenlemiş olduğu bu toplantıyla bütün yönleriyle sayın Alparslan Türkeş’i andık.
Karabağlar çok büyük bir yer. Buradaki insanlarımız yerel yönetim itibari ile yeterince hizmet alamıyor, haksızlık yapılıyor adaletsizlik yapılıyor. Önemli olan buradaki insanlara hizmet gelmesi. Bu muhitin insanları neden ilçe olalım diyor, hizmet gelsin diye. Konak yeterince Karabağlara bakmıyor hep gözünü Alsancak’a diğer gelişmiş muhitlere dikmiş durumda, yani olmaz ki bu, buradaki insanlarda Konak’ın bir parçası durumunda. Konak Türkiye’nin en büyük ilçesi, bu kadar büyük bir ilçeyi ve bu kadar büyük bir semti nasıl yöneteceksiniz, buna bir yönetim modeli gerekir. Bizim hükümet olduğumuz dönemdeki çözümümüz buydu, yeni bir yönetim modeli. Biz o gün nasıl ilgileniyorsak bugün de ilgileniyoruz. Karabağların ilçe olması hususundaki fikirlerimi, görüşlerimi hükümetimiz döneminde meclise bir dilekçe vermek suretiyle, önerge vermek suretiyle belirtmiştim ifade etmiştim. Karabağlar halkı hizmet istiyor, önemli olan o hizmeti getirecek mekanizmayı kurmak. Biliyorsunuz hükümetdekiler mahalli idareler kanunu, büyük şehir kanunu ve özel idareler kanununu değiştirdiler. Bu kanunlar değiştirildiği için önemli bazı sıkıntılarımız var, Karabağları ne yapacağımıza hizmeti nasıl getireceğimize yeni kanunlar çerçevesinden bakmamız lazım. Şu anda bence acil olarak asıl önemli olan Karabağlar’daki işsizliğe, hırsızlık olaylarına ve asayişsizliğe çözüm bulmak lazım. Karabağlar işsizler yuvası olmuş, hırsızların üssü olmuş birde sosyal çözülme var. Eskiden Karabağlar dengeli huzurlu bir yöreydi şimdi her semt sakininden şikayet geliyor. Her suç işlenişinde devletin çeşitli kuruluşları suçlanıyor böyle olunca esas suçlular “nasıl olsa biz suç işliyoruz vatandaş devlet mekanizmalarını suçluyor” diyerek suç işlemeye devam ediyor. Şu anda hükümet suçluları caydırıcı değil teşfik edici yaklaşımlar içerisinde.
-AKP hükümeti hakkındaki düşünceleriniz, icraatları hakkındaki yorumlarınız nelerdir?
AKP büyük umutlarla iktidara geldi, milletimiz büyük bir güç verdi kendilerine ama maalesef bu imkanı kullanamadı AKP. Öncelikli olarak dış politikada Türkiye’yi geriletti ve teslimiyetçi bir politika uyguladı ve ekonomi politikalarında da millete umduğunu veremedi. Tarım kesimi çöktü, ekonomide büyüme var deniliyor ama işsizlik artıyor, enflasyon düşüyor ama satın alma gücü azalıyor, millet kredi kartı ile gelecekteki harcamalarını bugünden yapma çabası içerisinde tasarruflarını harcıyor. Bu hükümet Türkiye’yi yönetemeyecek bir hükümet haline dönüşmüş vaziyette. Bizim bıraktığımız dönemde 200 milyar dolarlık bir dış borç bugün 320 milyar dolar olmuş, bizim bıraktığımız 1,5 milyar dolar cari işlemler açığı bugün 15 milyar dolar olmuş, dış ticaret açığı 4 kat artmış bütün bunlar Türkiye’nin rekabet gücünü kaybettiğini ortaya koyuyor. AKP’nin bu ekonomi politikası ve dış siyasetteki politikalarının foyaları dökülmeye başladı maskeler sökülmeye başladı. AKP zaten Türkiye’yi kavrayabilen ve Türkiye konusunda vizyonu olan bir siyasi parti değil. Tesadüflerin biraraya getirdiği ve kendisine verilen milletimizin şansını iyi kullanamayan bir siyasi partidir. Bugün tarım kesimi çömüş vaziyette, emekli sıkıntı içinde, işsizlik had safhada, sağlık politikalarında yaşananlar ortada, hazırlık yapılmadan SSK hastanelerinin devri ve sonrasında yaşananlar yani AKP yaptığı tüm işlerde beceriksiz bir hükümet olduğunu ortaya koymuş vaziyette. AKP’yi aynen hızlandırılmış tirene benzetiyorum onun gibi kazaya uğruyor. Türk Ceza Kanunu’nu millete reform olarak sundular sonuçta gelinen nokta iki ay ertelenmesi. Reform diye sunulan TCK nun devletin yapılanmasına ve bizim ahlaki yapımıza oldukça ters olduğuna dair değerlendirmeler var.
AKP artık son kullanma tarihini geçirdi, miadını doldurdu, bundan sonraki bir seçimde kendisine güvenipte oy vermiş milletimiz kendisine verdiği bu yetkiyi geri alacak artık bu kararlılığı görüyoruz. Çünkü Türkiye özellikle Kıbrıs, Irak, bölücü terör ve bölücülük konusunda ciddi gerilemelere uğramışmıştır. Bugün eğer bir bayrak olayı karşısında 70 milyon eğilip o bayrağı ayağa kaldırıyorsa orada AKP’nin yönetim anlayışına karşı bir direnç vardır durum onu gösteriyor. Bu bakımdan bugün artık milletimiz “dur” demektedir. Milli kimliğe yönelik bu tehtitler konusunda AKP’nin zafiyet içerisinde olduğu gözükmektedir. Herkesi azarlayan bir başbakan var, çiftçiye “gözünüzü kara toprak doyursun” diyor, ben kimseye iş vaad etmedim diyor, basın mensuplarına hortumlarınız kesildi diyor, milletvekillerine sus diyor sağa sola çatıyor. Başbakan dümenini kaybetmiş bir kaptan gibi dümenini bulamıyor, Türkiye bir gemiyse bu gemiyi yürütecek doğru limanlara götürecek güvenilir, inanılır bir kaptan ve kadrolara ihtiyaç vardır. AKP yanlış politikaları nedeniyle milletten tepki alıyor bunu kendi milletvekilleri de dile getiriyor. Türkiye’nin bir an evvel AKP den kurtulması milletimizin lehine olacaktır. AKP döneminde tüm milli politikalarımızda Türkiye geriletilmiştir Kıbrıs’ta milli politika terk edilmiştir, Irak’ta milli politika terk edilmiştir, Avrupa Birliği sürecinde sözde Ermeni soykırımı dahil olmak üzere azınlıklar meselesi ile ilgili AKP, Türkiye’yi anlata bilecek bir vizyona sahip olmadığını ortaya koymuştur. Bütün bu gelişmelerin sonucu olarak milletimiz ilk gelecek fırsatta AKP’ye gerekli cezayı verecektir.