Avrasya Gazetesi
IZMIR
Izmir
sitene döviz ekle
Kırat İzmir'den Şahlandı

Kırat İzmir'den Şahlandı

  Bu haber 13 Agustos 2011, Cumartesi 15:42:03 eklenmiştir. 548 kez okunmuştur.
Kırat İzmir\'den Şahlandı
  Resimleri Büyük Görmek İçin Tıklayın
Demokrat Parti İzmir İl Başkanlığı İnciraltı Beyzade Restoran’da iftar yemeği düzenledi. DP Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek ve partinin öndegelenlerininkatıldığı yemekte İzmir teşkilatı da eksiksiz yer aldı.

Haber Merkezi/Nihat Sözeri

DP İzmir İl Başkanı Naşit Birgüvi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen iftar yemeğine, Teşkilatlardan sorumlu genel başkan yardımcısı Ahmet Uyanık, Genel başkan yrd. Füsun Yaşar, Genel İdare Kurulu Üyeleri Erkut Şenbaş, Haydar Altıntaş, Gültekin Uysal, Aşkın Çelik, Kamil Öztürk, DP Bursa İl başkanı Ahmet Yıldırım, Genel Merkez Basın Danışmanı Emin varol, İşadamı Hakkı Celal Keleşoğlu, basın mensupları ve vatandaşlar katıldı. Gecede sahne alan Popstar Armağan davetlilere Türk Sanat Müziği ziyafeti verdi.

 

İlk Söz Birgüvi'nin

İftar yemeğinin ardından kürsüye gelen İzmir İl Başkanı Naşit Birgüvi kısa bir açılış konuşması yaptı. Birgüvi konuşmasında partilileri yerel seçimlere motive ederken geçen genel seçimde DP’nin aldığı oyun gerçekleri yansıtmadığını söyledi. İl Başkanı Naşit Birgüvi şunları kaydetti; “ Yıkılmadık ayaktayız, seçimlerde aldığımız netice konjonktürel bir neticeydi, demokratların gerçek gücü değildi. İnanıyoruz ki demokratlar tekrar kükreyerekten önümüzdeki yerel seçimlerde başta izmir’de olmak üzere Türkiye’de iktidarlığa imza atacaklardır. İnşallah bu ay münasebetiyle delege seçimlerimizi başlatıyoruz, bayramın bitmesiyle birlikte ilçe kongreleri ve ardından il kongrelerimizi yapıp İzmir’e tekrar güçlü bir demokrat partiyi sunuyoruz. Bu iftar yemeği inanın hepimize moral kaynağı oldu. Teşkilatlarımızda tekrar bütün olduğumuzu, birlik içinde elele hedefe gitmek üzere hazır olduğumuzu bir kez daha görmüş oluyoruz. İnşallah bu kongreler ve kongreler neticesinde yeni göreve gelecek, bayrakları teslim alacak yeni yönetimler İzmir’de başımızı dik bir şekilde neticeye götürür...”

Genel Başkan'ın Mesajları

Naşit Birgüvi’nin ardından kürsüye gelen DP Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek ülke siyaseti, Cumhuriyet, Atatürk, milliyetçilik ve Demokrat Parti’nin dünü ve gelecekte neler yapacaklarını içeren merkezli yaptığı konuşmasında önemli detayların altını çizdi, özeleştiri yaptı, AK Partiyi eleştirdi ve iktidara gelmeleri durumunda Türkiye bilgi çağına taşıyacaklarını söyledi. Seçimde yanlış ittifak yaptıklarını ve sorumlusunun kendisi olduğunu söyleyen Zeybek, seçimlerde öpücük gönderenler, el sallayanlar oylarını bize verseydi barajı aşardık dedi.

Demokrat Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek alkışlar ve tezavhuratlarla sık sık kesilen konuşmasında şunları kaydetti.

Namık Kemal Zeybek:

“Ramazan ayının bereketinden ve saadetinden istifade etmeleri için de Allahtan niyazda bulunalım. Değerli dostlarım bugün havaalanından inip havaalanından değerli başkanımızla birlikte İzmir’e gelirken şu duygularımı paylaştım kendisiyle, sizinle de paylaşmak isterim. Ülkemizde olsak da yaşadığım yerin dışında bir şehre gittiğim zaman ister istemez başka bir şehre gitmeklik duygusu yaşıyorum. Ama İzmir hariç, değil mi dostlarım? İzmir’e gelirken sanki hep yaşadığım bir şehre geliyormuşum gibi bir duygu içindeyim. Bunun çok sebebi olabilir de tabi burada uzun zaman geçirmiş olmamın, ikinci kordonda yaşadığım evin, burada yönettiğim fabrikanın ve sık sık İzmir’e geliyor olmamın da elbette ki etkisi var.

Bunun dışında İzmir bana iki temel duygumuzun güvencesi gibi görünmüştür öteden beri ve yine öyle görünüyor. Onlardan birisi; Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu mukaddes Türkiye Cumhuriyeti’dir. Evet. Türkiye Cumhuriyeti mukaddestir ve kutsaldır. Bizim binlerce yıllık Türk tarihinden süzülüp gelen büyük Osmanlı coğrafyasının çekilme yıllarında toparlayıp getirdiğimiz, Balkanlardan, Kafkaslardan, Anadolu’muzun yerli insanlarından ve bütün Ortadoğu coğrafyasından getirip süzme bal gibi Mustafa Kemal Atatürk’ün adına Türk diyerek ilan ettiği Türkiye Cumhuriyeti olarak tarihte 2. defa Türk adını taşıyan şanlı şerefli mukaddes kutsal bir devlettir. Bunu herkes böyle bilmelidir. Damarlarımızda dolaşan kanda, genlerimizde ve beynimizin kıvrımlarında bu gerçeği hep yaşamalıyız ve bunun Allah’ın bize verdiği bir nimet olduğunu hiçbir zaman unutmamalı ve buna vesile olan Mustafa kemal’i de saygıyla anmalıyız. Anacağız, anmaya devam edeceğiz kim ne derse desin. Bundan asla vazgeçmeyeceğiz.

Bizim diğer duygumuz da demokrasidir. Demokrasi dediğimiz şey insanlığın ortak bir değeridir. Bir insani değerdir. İnsan onuruna, insan haysiyetine en yakışan insana duyulan sevgi ve saygıya en yakışan bir yönetim biçimidir. İzmir’i demokrasimizin de güvencesi olarak görüyorum. Hem tarihinden gelen şerefli mücadelesiyle ve hem de bu milletin bilinçli ulusuyla bunu bir güvence olarak görüyor ve ifade ediyorum. Değerli arkadaşlar, biz milli değerlere bağlı, manevi değerlere saygılı ve insani değerlere de açılımcı olan Cumhuriyetçi demokratlarız. Bunlar bizim asla vazgeçemeyeceğimiz değerlerdir. Bizi bir araya getiren bunlardır. Bir konunun üzerinde durmak istiyorum, milli deriz manevi deriz doğru söyleriz ama insani değer kavramını da asla unutmamalı ve küçümsememeliyiz. Büyük bir İslam alimi bir kitabında şu soruyu sorarak başlıyor: “Adalet kavramı Kur’an-ı Kerim’le mi geldi, yoksa Kur’an-ı Kerim bu kavramı teyit mi etti? Adalet kavramı insanlığın ortak değeri ve ortak kavramıdır. Kur’an-ı Kerim onu teyit etmiştir. Bu sorunun cevabı neden önemli, eğer adalet kavramını bütün dinler üzerinde hatta kendi dini inancımızın da ötesinde ve başlangıcında yani mukaddes kitabımızdan önce de var olan bir kavram olarak kabul etmezsek birileri gelir Kur’an-ı Kerim’i yanlış tefsir eder ve insanlar üzerinde ona dayanarak zulüm düzeni kurarlar.” Biz bu bakımdan insani değerlere ve adalet kavramına ve demokrasiye elbette ki çok önem veriyoruz. Ve şöyle devam ediyor: “Eğer adalet Kur’an-ı Kerim’den önce olmasaydı peygamber efendimiz (s.a.v) Zerdüşt dinine mensup bir İran şahı için o adil bir hükümdardı der miydi?” Demek ki milli değerlerimiz çok önemli ve asla vazgeçmeyiz manevi değerlere saygıdan asla vazgeçmeyiz ama insani değerler kavramı ve bu arada cumhuriyet ve demokrasi de bizim için milli değer ve manevi değerler kadar önemli ve kutsal kavramlardır.

Değerli kardeşlerim uzun yıllardan beri ben Atatürk’ü anlatmaya çalışıyorum. 85 hafta TRT’de anlattım, bu iktidar geldi programımı kaldırdı. Sonra Kanal D’de 26 hafta devam ettim, hala okuyorum ve hala okuduğum zaman Atatürk’le ilgili bir şeyler öğreniyorum. Ama bizim Atatürk’ümüz gerçek Atatürk’tür, yani Celal Bayar’ın tefsir ettiği ve uyguladığı Atatürk’tür. Doğru olan odur, bunu unutmayalım çünkü onu en iyi anlayan Atatürk’ün de söylediği gibi bizim partimizin 1. kurucusu olan Celal Bayar’dı. Bakınız Atatürk’ü anlamak için en önemli kavram şu, diyor ki: ‘Ben hiçbir dogma, hiç bir ras bırakmıyorum, çünkü dogma ras bırakmak liderlere değil din kurucularına ve onların arkasındaki manevi yüceliklere ait bir konudur. Siyasi bir lider dogma koymaz, benim yolumdan gidenler benim yolumdan gittiğini zannedenler akıl ve bilimin yolundan gitmelidirler…’ Akıl ve bilim kavramını bilimlik akıl olarak ifade ediyorum ve bizim görevimiz Demokrat Parti olarak kurulduğu günden beri akıl ve bilimin yolundan giderek ülkemizi çağdaşlaştırmaktır. Değerli kardeşlerim, bunları söylerken bir gerçeği de birlikte hatırlamak istiyorum. Bugün cumhuriyetimiz ve demokrasimiz çok ciddi bir tehditle kaşı karşıyadır. Bunu bilelim, tam da Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nde anlattığı günleri yaşıyoruz bugünlerde. Bu seçimler başka seçimlere benzemez, çok ciddi anlamda Türkiye Cumhuriyeti dönüştürülmek, Atatürk’ten uzaklaştırılmak, milli olmaktan çıkarılmak isteniyor. Bütün bunlar da sessiz sedasız alıştıra alıştıra yapılıyor. Bizim görevimiz buna mani olmaktır ve canımız sağ olduğu müddetçe bayrağımız dalgalandığı müddetçe biz sizinle birlikte buna mutlaka engel olacağız. Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nde Başbakan olan zat bir sefer bile ‘Türk’üm’ sözünü ağzına almıyor, böyle bir şey olabilir mi… Türkiye’de şunlar şunlar var diyor araya Türk’ü sıkıştırıyor.”

Yanlış İttifak Yaptık Sorumluluğu Üzerime Alıyorum

Genel Seçimler’de Haydar Baş’ın lideri olduğu Bağımsız Türkiye Partisi ile yaptıkları seçim ittifakını sert sözlerle eleştiren Zeybek, suçu üzerine alarak adeta günah çıkarttı. Zeybek parti olarak önce bilgi çağına kendilerinin gireceklerini ve ardından Türkiye’yi bu çağa taşıyacaklarının altını çizerek bunun için parti içi eğitim başlattıklarının müjdesini verdi. Genel Başkan sözlerini şöyle sürdürdü.

“Şimdi seçimin gürültüsü geçti, bizim de mazeretimiz kalmadı. Açıkça ilan ediyorum, 2 aylık bir seçim kampanyası içinde ne olabilir ki dedik, doğruydu haklıydık. Dibe vurdurulmuş bir siyasi partiden ne yapacağız dedik, yanlış bir ittifak yaptık, bütün sorumluluğu da üzerime alıyorum. Bizim dünya görüşümüze siyaset yapma biçimimize uygun olamayan bir ortak ile ne yazık ki bir ortaklık kurduk. Belki kurmak zorunda kaldık, yaptığımız iş yanlıştı. Yanlışlarımızı görmeliyiz ki bir daha aynı yanlışlara düşmemeliyiz. Kendi yaptığımız yanlışları da savunmamız asla doğru değildir, yanlışları savunmak yanlıştan daha büyük bir yanlıştır. Dolayısıyla bunu da ifade edelim, bugünkü iktidarın çok büyük iddialarla propaganda yaptığını, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin hiçbir döneminde böyle bir siyasi kampanya olmadığını da söyleyelim. Evet Recep Tayyip Erdoğan konuşuyor, 10 ekranda birden aynı andan onun canlı yayını yapılıyor. Buna can mı dayanır. Tabi ki zor bir dönemdi. Tanzim yapıldı, 4 siyasi partinin meclise girmesi istendi, her şey buna göre ayarlandı. Ben en fazla düşünce fikir programlarına çıkan genel başkanım diye kendi kendime aferin diyordum, ama vatandaşımız fikir ve düşünce programlarını değil, haber programlarını izliyor. Bazıları bana hala diyor ki; “seçim sırasında niye televizyonlara çıkmadın?” Benden daha fazla çıkan yok diyorum ama önemli olan benim dediğim değil ki, önemli olan seçmenin ne dediği. Dolayısıyla o seçim içerisinde biz yeteri kadar dikkati çekemedik ama bundan sonra ne benim ne değerli il başkanlarımızın, ne de siz değerli teşkilat mensuplarımızın artık hiçbirimizin mazereti kalmamıştır. Bundan sonra inşallah elbirliğiyle, güç birliğiyle yüreklerimizi birleştirerek kendi aramızda ittifakı gerçekleştirerek, asla bütün gücümüzü enerjimizi kendi içimizde bitirmek gibi bir yanlışa gitmeden, bütün enerjimizle halkımıza yönelerek elbirliğiyle yapacağız yapacaklarımızı, kimsenin kuşkusu olmasın.

Değerli arkadaşlar, bizim bünyemizde her kademede son derece değerli arkadaşlarımız vardır. Her birimiz, her değerli arkadaşımız mutlaka değerini ortak değere katacak ve ortak gücümüzle halkımızla bütünleşeceğiz. Biz diyoruz, Türkiye’yi bilgi çağına sokmakla yükümlü olan ve bu bilinçte olan tek siyasi partiyiz.

Türkiye’yi, tarım toplumunu, modernize ederek modern bir tarım toplumu haline getiren ve tarımda birliği sağlayan yani İzmir’in ürettiği malın, İzmir’in üzümünün sözgelimi Bayburt’a satılmasını sağlayan sistemi kuran Anadolu’yu karayollarıyla ağ gibi örmeyi gerçekleştiren Celal Bayar ve Adnan Menderes’in Demokrat Parti’siyiz. Türkiye’yi sanayi çağına sokan, yaptığı teşviklerle, yaptığı çalışmalarla, siyasetle ithal ikamesine dayalı ekonomik sistemle Türkiye’de sanayileşmeyi gerçekleştiren Demirel dönemleriydi. Bu memleketin taşında toprağında sadece bizim hizmetlerimiz vardır. Demirel Başbakan, Özal müsteşar iken birlikte aldıkları 24 Ocak kararlarıyla Türkiye’yi bilgi çağına sokan bizim iktidarlarımızdı. Bizim iktidarlarımız ihracat yaparak Türkiye’nin ürettiği malları dünyaya yaymak bu yolla üretimi kışkırtmak desteklemek ve beslemek şeklindeydi. Bu iktidar ise dışarıyı bize açtı, yani kapılarımız sonuna kadar dışarının mallarına açıldı. Şimdi bize düşen görev ne? Namık Kemal Zeybek olarak görevimi ilan ediyorum ve bu görevi inşallah sizlerle birlikte gerçekleştireceğiz. Bu teşkilatımızla birlikte gerçekleştireceğiz. Bizim görevimiz Türkiye’yi yöneterek bilgi çağına sokmaktır. Yani kullandığınız cep telefonlarını artık bu ülkede üretmemiz lazım. Kullandığınız bilgisayarlar bu ülkede üretilmeli artık. Bilişim teknolojileri bilgi çağı sektörlerinin tamamı bu ülkede üretilir hale gelmelidir. Bunun yolu vardır, biz bu yolu biliyoruz, geçmişte yaptıklarımızı yapacağız. Geçmişte bu yolla Türkiye’de turizmi destekledik, turizm dünyada en önemli sektörlerden biri haline geldi. Bugün sanayi ürünlerimiz artık iktidarın izin verdiği kadar dışarıda satılabilir hale geldi. Şimdi hem içerde hem dışarıda biz bilgi çağı ürünlerini satabilecek hale gelmeliyiz ve aynı zamanda biz bu gelişmeleri kullanarak milli kültürümüzü yani Hoca Ahmet Yesevi, Yunus Emre, Mevlana, Hacı Bektaşi Veli, Hacı Bayramı Veli, Nasrettin Hoca, Karacaoğlan yani dünyanın en zengin milli kültürü olan kültürümüzü dünyaya yaymayı da ben Demokrat Parti’nin şanlı şerefli geçmişine uygun bir görev olarak biliyorum ve ilan ediyorum. Bu olabilir de ve oldu. Örnek veriyorum, Kültür Bakanlığı döneminde UNESCO’ya başvurdum, Yunus Emre yılı olarak ilan ettirdim, bundan yararlandım ve Amerika’dan Moskova’ya bütün Türk Cumhuriyetleri’ne, Afrikada’ki birtakım ülkelere kadar Yunus Emre’yi bütün dünyaya tanıttım. Geriye baktığım zaman yaptığım hiçbir şey olamasa bile şu yaptığım hizmet dahi benim için çok önemlidir. Bu örnekten hareket ederek söylüyorum bu bizim görevimizdir, bunu yaptığımız zaman hem insanlığa karşı bir borcumuzu yerine getireceğiz hem de milli kültürümüz yaymak suretiyle mallarımızın ve siyasetimizin dünyada yaygınlaşmasını sağlayacağız. Yani bu demokrasi ve iktidarın elinden kurtulacak olan Türkiye bizim iktidarlığımız sayesinde elde ettiği büyük güç ile inşallah dünyanın en saygın güçlerinden birisi olacaktır.”

Bilgi Çağına Önce DP Girecek

Parti İçi Eğitimler Başladı

DP Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz bilgi çağına girmek iddiasında olan bir siyasi parti olarak Türkiye’yi bilgi çağına sokacaksak önce kendimizi buna göre tanzim etmeliyiz. Bunun için eğitim çalışmasından başladık Ankara’da. Bunu her yere yaygınlaştıracağız, hem bilgi edinme hem beceri geliştirme çalışmalarıyla inşallah inancı olan, davasına sadık, her şeye rağmen Demokrat Parti’liyim diye göğsünü gere gere bu masada oturan insanları o eğitim çalışmaları sonucunda her birimiz ben dahil birbirimizi eğiterek inşallah önce kendimiz parti olarak bilgi çağına ulaşacağız. Ankara’da yaptığımız programda dünyanın gelişimini anlatan dersler, bunun içinde bizim yerimiz, partimizin tarihi, tarihimizin gerçekleri, maneviyat köklerimiz, kültür köklerimiz ama bunun yanında beşeri münasebetler insan ilişkileri, hitabet, propaganda teknikleri, hızlı okuma yöntemleri, modern yönetim teknikleri gibi konularda dersler koyduk, bunu yapacağız şimdi ilk işimiz bu olacak, parti içi eğitim. “

Zeybek: “Propaganda Konusunda Yeni Teknikler

Geliştireceğiz. Oylarımızı AKP’den Geri Alacağız”

Propaganda konusunda inşallah yeni teknikler geliştireceğiz ve artık gazeteler, dergiler, internet siteleri, televizyonlar bizi yazmamazlık bizden bahsetmemezlik gibi bir duruma düşmeyecekler, bahsedecekler. Bütün bunları yapacağız. Ayağa kalkıp dimdik duracağız ve halkımıza diyeceğiz ki biz sizin bildiğiniz o şanlı, şerefli geçmişi hizmetlerle dolu olan Demokrat Parti’yiz ve AKP’ye gitmiş olan oylarımızı geri alacağız. Bugün AKP’nin aldığı o oylar sadece bizden giden oylardır. Tarihi Demokrat Parti’nin, DYP’nin, ANAP’ın oyları bizim oylarımızdır. Bir dönem Ecevit solun oylarını aldı ve CHP barajın altına düştü, sonra ne oldu Ecevit’in partisi barajın altının da altına düştü, o oylar CHP’ye geri gitti. Şimdi AKP artık son yıllarını yaşıyor. Bunun siyaseti sona erecek. Oradan buradan getirilen sıcak paralarla daha fazla gitmez bu iş. Dışarıdan alınan desteklerle başkalarının siyasetinin taşeronluğunu yaparak daha fazla bu işi götüremezler, götüremeyecekler. Halk yeni bir arayışa girecek ve ortada bizden başka kimse olmayacak. “


“Öpücük Gönderenler Oy Verseydi Barajı Aşardık”

“Yaşasın DP Yaşasın Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti”

Öpücük verenler oylarını verseydi seçimlerde barajı aşardık diyen Genel Başkan Namık Kemal Zeybek ödün veremeyecekleri çok şey olduğunu ancak DP, demokrasi, Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bunların en başında geldiğine dikkat çekti. Zeybek son olarak şu mesajları verdi.

“Son seçimde şunu gördüm, ben elime mikrofon alıp İzmir’in caddelerinde, Bursa’nın caddelerinde, İstanbul’un caddelerinde, Ankara’da dolaştığım zaman dedim ki, şu öpücük gönderenler, pencereleri açıp gül atanlar oy verseler barajı aştık, alkışlayanlar oy verse 1. partiyiz, el sallayanlar oy verse biz o zaman %80 oyu alacak partiyiz. Bunun anlamı şu, ben bu seçimi, önümüzdeki seçimi başlangıç çalışmaları olarak düşündüm. Süleyman Demirel’e gittiğimiz zaman şunu söyledi: “Ben seçime giremeyeceksiniz aday bulamayacaksınız diye endişe içerisindeydim, bayrağı indirmediniz, birbirinize kenetlenmenin zamanı. Aman direnin, aşacaksınız mutlaka.” dedi. Kendisin bir siyaset filozofudur ve dedikleri doğrudur. Biz şimdi birbirimize kenetleneceğiz ve bize el sallayanların, alkış tutanların yaptıklarının da boş olmadığının ama bize onları oya dönüştürmek görevinin düştüğünü de bileceğiz ve bütün bunları yapacağız. emek dökeceğiz, seferberlik ilan edeceğiz, artık partimizin genel merkezini inşallah kimseden para istemeye ihtiyacı yoktur, bizi bunu sağlayan büyüklerimizi de rahmetle analım. Dolayısıyla gelecek bizimdir çünkü gelecek Türkiye Cumhuriyeti’nindir. Yaşasın Demokrat Parti! Yaşasın demokrasi! Yaşasın Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti! “



ETİKETLER : DP, Demokrat Parti, Naşit Birgüvi, Hakkı Keleşoğlu, Namık Kemal Zeybek, Atatürk, Türkiye,
Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu : 2300    
 





    »  ANNE BABALAR BU HABERİ OKUYUN!
    »  İTHAL DOKTORLAR GELİYOR
    »  Grip Aşısı Vurdurma Zamanı Geldi!...

    »  Çekirdek Dünya'yı yaratacaklar!
    »  Kafkas Kültür Derneği Ziyareti
    »  Facebook Arkadaşlarınız 3 Gruba Ayrılacak
 


Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
 
İzmir'de 2009'dan Bu Yana Rüşvet Verdiniz Mi?
hayır
evet

Diger anketlerimiz için tıklayın...
 
Başkan Sındır, organik bal, Hamza Dağ, PFDK, mustafa bahar, Muhsin Çörek, cafer demir, Karşıyakada Zabıtalara Saldırı, UEFA, Örnekköy Yeni Girne Caddesi, Bugün, okul-otobus-toplu-tasima-izmir, bergama, sehit, öpüşürken CHP Kemalleri neylesin İzmir'de , AK Parti Gençlik Kolları , Hakkari Çukurca'da 13 şehit var, Facebook-Arkadas-Arama, Balçova, Avrasya Kardeş Kültürle İzmir Buluşması, yıl 2012, Metin Taşkın, ege firmaları, Deniz Baykal, Murat Selçuk, Zaman, ic, fuar-gurel-kayrak-tasi-resim, basın toplantısı, Gülben Ergen,
 
Copyright © 2011 Avrasya Gazetesi. Tüm Hakları Saklıdır.