Aslı Üzel:
Manisa'nın tanınmış politikacılarından mütevazi kişiliği ile tanınan, Manisalıların gönlünü kazanmış, süreklli halkın içinde olduğundan halk tarafından takdir edilen ve “ Bizim Hasan” diye adlandırılan, CHP'nin Manisa'da yapmış olduğu ön seçimden 1. çıkarak, 1.sıra milletvekili adayı olup 2. kez milletvekili seçilen Hasan Ören ile siyasi hayatındaki başarılarını, CHP'nin politikalarını, tutuklu milletvekilleri hakkındaki görüşlerini, meclisteki yemin krizini ve gündeme özel konuları konuştuk.
Cumhuriyet Halk Partisi Turgutlu ilçe binasında gerçekleşen söyleşimizde sorulara açık yüreklilikle yanıt veren Manisa Milletvekili Hasan Ören'den işte gündem yaratacak çarpıcı açıklamalar.
Aslı Üzel: - Manisa'dan 2. kez milletvekili seçildiniz, bu nasıl bir duygu ?
Hasan Ören: - Birincisinden çok daha güzel bir duygu. Biliyosunuz bu dönem CHP'nin parti içindeki demokrasinin çalıştığı dönem olmuştur. Manisa'da ön seçime girdik. Ön seçimde delege bazında değil, üyeler bazında ve bütün üyelerin katılımıyla gerçekleşti. On binlerce üyenin oy kullandığı seçimde ve resmi hakimin görev yaptığı seçimden birinci sırada çıkmam çok büyük bir sorumluluk ve o kadarda keyiflidir.
Aslı Üzel: - Genel seçimlerde Manisa ve Turgutlu'daki aldığınız oyları nasıl görüyor ve partinizi başarılı buluyormusunuz?
Hasan Ören: - Geçen hafta genel başkanla 1 saat görüşme yaptım.Gerçekten ön seçimin yapıldığı yerlerde bilhassa Manisa pilot bölge seçilmişti. Manisa'nın geçmiş dönemdeki seçimlerine baktığımızda, CHP'nin Türkiye genelinde aldığı oylarının ya 3 puan altında olduğunu yada 4 puan altında olduğunu görürüz. Bu sefer yapılan ön seçim ile görüldü ki Türkiye genelinde CHP yüzde29 oy aldı. Manisa'da ise aldığımız oy yüzde 29.
Aslı Üzel: - Önümüzdeki yerel seçimler için CHP'nin oy oranını nasıl tahmin ediyorsunuz?
Hasan Ören: - Kesinlikle oylarımız artacak. Çünkü 150 bin oyumuz vardı, şu an 252 bine çıktı ve 3 milletvekili çıkardık. Manisa'da CHP'nin yapmış olduğu ön seçim ile partinin kazandığı ivme ve partiye olan yöneliş şuan tüm partilerin üzerindedir.
Aslı Üzel: - Bu yönelişi bir güven olarak görüyormusunuz?
Hasan Ören: - Tabiki öyledüşünüyorum. Düşünmemin yanında artık yavaş yavaş Türkiye'deki particilerin ve takım tutar gibi parti tutanların vekil seçtiklerine ve çıkan adaylara biraz daha özenle baktıklarına inanıyorum. Bizim ön seçim yapmamız ve bu kadar oy artırmamız gerçekten muhteşem bir şey. Benimle birlikte seçilen genç arkadaşlarım var. Gerçekten ikiside çok çalışıyor. Ben böyle bir çalışma sonucunda daha çok motive oluyorum. Bütün mücadelemiz toplumun bilinçlendirilmesi için ve CHP'nin yapacaklarını anlatmaktır. Aslı hanım inanırmısınız biz seçimin ertesi günü pazar yerlerini dolaştık bu gezi teşekkür ziyareti değildi. Bütün arkadaşlarım hiç durmadan zevkle ve azimle çalışıyorlar. Gelecek dönemde de Manisa bizim için önemlidir. Zaten bu seçimlerde, Manisa'daki oy artışları ile bunu kanıtlamış olduk. Bu ön seçimin çok büyük faydasını gördük. Bundan sonraki dönemde de sayın genel başkanımızın söylediği gibi 29 il yeterli değildir. 81 ilde ön seçim yapacağız ve bu ön seçimde bütün Türkiye'de parlamentoya girecek milletvekilerini halk kendisi seçecektir.
Aslı Üzel: -Yemin krizinde mecliste yemin etmeyince neler hissetiniz?
Hasan Ören: - Benim 2. dönemim olduğu için benim duygularımla 1. dönemi olan arkadaşlarımın duygularının bir olması mümkün değil. Ama ben biliyorum ki bunun bir eylem olduğunu ve bu eylemde CHP yüzde yüz haklıydı. Ama eyleminde belirli bir süresi olması gerekiyordu ve tadında bırakılmıştır. Türkiye'de bu eylemle ilgili AKP bir panik yaşamıştır. Her ne kadar söylemleri çok sert olmasına rağmen parlamentoda bir CHP olmaması , CHP'nin parlamentoda görev yapmaması AKP'nin meşrutiyetini ortadan kaldırır. Bunu bildikleri için çok açık bir protolokol yazılmıştır. İçerde olan arkadaşlarımızın 1 Ekim'den sonra parlamentoya gelmeleri için çalışmalarımız var ve bu çalışmalarımızı hızlandıracağız. 1 Ekim'e kadar meclis kapalı olduğu için bütün hazırlıklarımız devam ediyor.
Aslı Üzel: -Meclise soru önergesi verdiniz mi, verdiseniz hangi konularda verdiniz?
Hasan Ören: - Bir çok soru önergesi hazır. Şu anda meclisin açılmasını bekleniyorum.Toplumun içersinde olduğumuz için yurttaşlarımıza faydalı olabileceğimiz çalışmalar içersine gireceğiz. Bizim aklımıza gelmeyen yurttaşlarımızın aklına gelen önerileri bize iletiyorlar bizde bunları meclise ileteceğiz.
Aslı Üzel: -Sizin en büyük özelliklerinizden bir tanesi halkla içi çe olmanız ve halkın dilinden anlıyor olmanız mı acaba?
Hasan Ören: - En önemli özellik olarak şunu söylemeliyim. Eğer işi severek yapıyorsanız başarılı olursunuz sizden de görüyorum ki sizde işinizi severek yapıyorsunuz. Her gün sabahın erken saatlerinde kalkıp partiye gelip halkın sorunlarını dinleyip, sorunları yerinde halletmeye çalışıyorum.Siyaset benim yaşamımda çok önemli bir yerdedir.
Aslı Üzel: - Başarılı olmanızdaki en büyük etkenlerden biri bu mudur sizce ?
Hasan Ören: - Mütevazilik bence budur. Onlar bana iki kez milletvekili olmamı sağladılar. İnsanların bana vermiş olduğu ünvan yedi sülaleme yetecek şekilde, bende insanlarımıza layık olmaya çalışıyorum.
Aslı Üzel: -Meclis tatilde iken neler yapıyorsunuz, çalışmalarınız devam ediyor mu?
Hasan Ören: - Müthiş bir yoğunluk içerisinde geçiyor çalışmalarımız. Her gün sabah saat 8'de kalkıyorum. 8:30'da hemen çarşıya çıkarım ve halkla görüşürüm. Saat 13' de ise benim programım başlar. Sevilmek çok güzel birşey. Gerçekten çok ağır bir program yapıyoruz ve hiç boş günümüz yok .
Aslı Üzel: -Ekonomi ile ilgili ne düşünüyorsunuz?
Hasan Ören: - Ekonomi ile ilgili iyi şeyler düşünmek isterdim ama şu anda gördüğümüz kadarıyla insanlar öylesine kazandırılmadan borçlandırılmışlar ki, halk şu anda bütün ödemelerini kesmiş durumdadır. Bağkur ödemesi yok, SSK ödemesi yok. Sadece banka kredilerinin yüzde 20 sini ödeyebilmenin savaşı içeresine girmişler. Bunu sadece bir söylem olarak almasınlar girsinler ve baksınlar şu an halk bütün ihtiyaçlarını ertelemiş durumda. Buda AKP' nin insanları kazanmadan borçlandırmasına sebep olmuştur . Ben geçen dönem çok fazla uğraştım bu işle. Sokaklarda kredi kartları veriliyor.Vatandaşı suçluyabilirmisiniz bu tamamen halkımıza hükümet tarafından yapılan bir kandırmacadır.
Aslı Üzel: - Başbakan'ın bir açıklaması vardı kredi kartı mağduru diye bir şey yoktur demişti. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?
Hasan Ören: - Başbakanın öününde konuşma camı yoksa farklı bir şekilde konuşmuş olması normaldir.
Aslı Üzel: - Tutuklu milletvekili adaylarınız için ne düşünüyorsunuz ?
Hasan Ören: - Silivri'ye gittiğimde inanın yemin ederek söylüyorum oradaki tabloyu görenin tüylerinin ürpermemesi mümkün değildir. Orada gerçekten insanların hakları gasp ediliyor. 3 yıldır yatan insanlar var. Hala daha savunmalarını yapamamışlar. Sadece telefon konuşmaları ile insanları 3 yıldır içerde tutuyorlar. Böyle bir anlayış olamaz. Bu tamamen Tayyip Erdoğan'ın ve AKP'nin intikam duygularının hayata geçirilmesidir. İnsanları ötekileştirdiler Türkiye için bu çok çirkin bşr şey, Mustafa Balbay ile görüştüğümde sağlıklı görünmeye çalışıyor ama o içerde olmak çok farklı bir şey Mustafa Balbay içeri girdiğinde çocuğu yeni doğmuştu ve şu anda 3 yaşında. Allah öyle haksızlıklar kimseye vermesin. Bu arada suçluda olabilirler o zaman hızlandırın mahkemeyi 3 hakim ellerindeki dosyalarına bakmışlar dışarıya salınamayacak kadar belge ve bilgi olduğuna kanaat getirmişler. Şu an Mustafa Balbay'ın yattığı süre 10 yıla eşittir. Biliyorsunuz 3/2 infazdır. Şimdi siz 10 yıla ceza vermiş olsanız Mustafa Balbay'ın şuanda dışarda olması gerekir. Mustafa Balbay'ın kendi el yazısı ile bana ve arkadaşlarıma verdiği bir yazı vardı. Diyor ki hakim heyetine “ Sayın Hakim hoşgeldiniz. Ama şunu bilin ki bu dava 56 kişi ile başladı şimdi 100 kişinin üzerine çıktı. 3 yıldan bu yana sadece 31 kişinin ifadesi alındı. Geriye kalan en az 6 yıl daha sürer. İfadelere baktıktan sonra karar vermeye çalışacaksınız. Bir bakmışsınız ki 15 yıl olmuş. Ne olur durdurun bu adaletsizliği ve haksızlık yapmayın. Varsa cezamız elinizdeki belgeler ve bilgiler tamamsa ki tamamdır. Biz içerde yatıyoruz.” Bu insanlar suçlu ise kesin o zaman cezalarını. Mesala Haberal'ı yargılayan hakim hakkında Haberal hakkında tazminat davası açtı ve davayı kazandı. Haberal diyor ki artık siz beni yargılayamazsınız çünkü artık tarafsız olmanız imkansız. Haberal doğru söylüyor. Bunlar suçlu ise kesin cezalarını o zaman. Hukuk sisteminde adaleti bir an önce tecelli etmesi lazımdır. Bu büyük bir haksızlıktır. Türkiye büyük bir ülkedir. Türkiye şeriat ülkesi olamaz ve din esasları ile yönetilen bir ülke asla olamaz.