Bu haber 22 Ekim 2011, Cumartesi 13:09:58
eklenmiştir. 154 kez okunmuştur.
Resimleri Büyük Görmek İçin Tıklayın
24 Mehmetçiğimizin şehit edilmesi ardından bir şehit haberi daha düştü haber ajanslarına, haber sitelerine ve televizyonlarımıza.
Hakkâri'nin Çukurca İlçesi'nde meydana gelen mayın patlamasında Uzman Çavuş Mehmet Ulusoy şehit oldu. Adana'daki korsan gösterideki patlamada ağır yaralanan polis memuru Veli Ataşçı da tüm çabalara rağmen kurtarılamadı.
1984 yılından beridir gittikçe azan terör, canımızı yıllardır yaktı,
Mehmetçiğimize kalleş pusularda kıydı...
Bıçak kemiğe dayanmıştı çoktan, şimdi o bıçak kalbimizi delip geçti.
Ateş düştüğü yeri yaktı hep ama bu sefer 24 şehit Türkiye'nin hemen
her yerinden olunca her yere aynı ateş düştü bu kez...
Anneler, babalar ve eşler hep aynı ağıtta...
"Kurbanımızı Kurban Bayram'ından önce kestik" diyor Astsubay Kıdemli
Başçavuş İbrahim Geçer'in annesi. Göz yaşları sel olmuş, şehit
anneleri ve tüm anneler ağlıyor...
Kocaelili şehit Onbaşı Hüseyin Güldal terhis olunca evlenecek, yuva
kuracaktı ve terhisine altı ay kala şehit düştü teröristlerin kanlı
pususunda.
Bahçesinde askerleri gören anne Elmas Bek, oğlunun şehit olduğunu
anladı, yere yığıldı. Şehidin babası Abdullah Bek, "Vatanı olmayanın
dini olmaz. Hepimiz bu vatan için ölmeye hazırız. Bir oğlum daha var,
o da gerekirse vatan için şehit olmaya hazır. Bende baştan hazırım"
dedi.
Yirmi dört şehidimizin hikâyesi hep bildik, gariban çocukları,
analarının ak sütüyle büyümüş bizim çocuklarımız...
Borç yüzünden elektriği kesilmiş Adapazarlı Çavuş Birol Elmas henüz 22
yaşındaydı. Babasını küçük yaşta kaybeden Elmas zor şartlarda büyüdü,
asker oldu şerefiyle, şerefiyle de vatan bekçiliğinde şehit oldu.
Şehit haberini ailesine vermeye gelenler acılı ailenin elektriklerini
açtı.
Köydeki şehidimiz Er Ufuk Bozkurt'un Kırklareli'ndeki evinin yoluna
görevliler çamur nedeniyle zor ulaştı...
24 şehidimizin hemen hepsi ya orta halli ya da fakir ailelerimizin
çocukları... Zengin çocuğu hiç görmedim aralarında. Hatta "ŞEHİT
ANALARIMIZIN ÇIĞLIKLARI" adlı araştırma ve röportaj kitabımı yazarken
de araştırdım, yoktu zengin çocukları şehitlerimizin arasında.
Otuz yıla yakın zamandır şehit verdik ne için? VATANIMIZDAN TOPRAK
isteyen PKK terör örgütünün MEHMETÇİĞİMİZE ve zaman zaman da sivil
halkımıza kurduğu pusularda özerklik isteyen eşkıya ve de onların
meclisimizdeki sözcüleri utanmadan arlanmadan konuşuyorlar...
Bir şehit babası "o 36 milletvekiline haram olsun verdiğimiz
vergilerden aldıkları maaş" diyor.
Hatta zehir zıkkım olsun...
Barzani denen Kuzey Iraklı güya lider, yıllardır aynı terane ile güya
bizim yanımızda, gelgelelim barındırıyor ülkesindeki teröristleri...
Sınır ötesi harekât için 24 askerimiz mi şehit edilmesi gerekiyordu?
Niye Güneydoğu ve Doğu Anadolu özellikle de Diyarbakır da Olağanüstü
Hal ilan edilmiyor?
Teröristler Çukurca'nın hemen arkası Irak'tan giriyor, vuruyor ve kaçıyorlar...
Yok yok...
Olmaz böyle...
Bu teröristlere yataklık edenlere de aman verilmemesi Müslüman dininde
bile "katli vaciptir" emaresine uyulması gerekiyor artık...
Dün iki şehidimizi şanla şerefle uğurladık, bugün de şehitlerimizi
uğurlayacağız, anneler, babalar ve eşler ağlıyor, insan canından
kıymetlisini yitirirse ağlamaz mı?
Pazar günü İzmir Gündoğdu Meydanı'nda şehit aileleri ile birlikteyiz.
Bayrağını alan gelsin...
Şanlı BAYRAĞIMIZ TÜRKİYE'NİN her yerinde dalgalanıyor, dalgalanacakta ebediyen...