Bu yazı 07 Ekim 2011, Cuma 22:32:15
eklenmiştir. 854 kez okunmuştur.
Yazar : KONUK YAZAR... Cihad Taysi
Ortak Hayalleri Olmayan Şehir İzmir
İzmir neden böyle, neden biz hep kendi içimizde kavga ediyoruz? Dışarıdan gelenler neden 5-10 sene gibi kısa bir sürede köşeyi dönüyor ? Neden siyasetin içinde gerçek İzmirli sayısı bir elin on parmağını geçmiyor? Bu sorular yıllarca hep kafama takılmıştır. Ancak bir türlü bunların cevabını verememişimdir. Aslında bu sorular üniversitelere araştırma konusu olur ve tez konusu olarak da işlenebilir. Bir şehrin önde gelenlerinin dünya vizyonu ve o şehri oluşturan toplum kesimlerinin ortak paydaları, idealleri ve hayalleri yoksa kendi içlerinde birbirleri ile didişmeye başlarlar. Onları bir araya getirecek ortak hayalleri olmadığı içinde, anlaşmaktan ziyade ayrışma ve kavga etme yoluna girerler. Bence bu şehrin ortak hayalleri yok. Ortak bir gelecek düşüncesi yok. Çünkü ortak hedeflere kilitlenen toplumlar ancak böyle başarıyı yakalar. Tamamen içine kapanan toplumların başkaları tahrik etmese bile birbirleri ile daha çok uğraştığı ise kaçınılmaz bir gerçektir. Güzel İzmir paraya ve güce tapanların şehri olmuş, gerçi bu zamanda Türkiye ve dünyada da durum farklı değil. Hızla köşeyi dönmenin, bir koyup üç almanın, kolay para kazanmanın, adam dolandırmanın cambazları olmaya çalışıyoruz. “Daha çok tüketen daha mutlu olur”, anlayışı içimize öyle işlemiş ki, karı kocaya, kardeş kardeşe düşüyor, boşanmalar, küslükler hep rant ve para için günümüzde... Yarattığımız ya da miras olarak devraldığımız bir yaşama kültürümüz var ama biz bunların hiç birini uygulamıyoruz. Gözümüzün önüne sadık, dürüst devlet memuru yakınımız ve onun bir ömür boyu dişinden tırnağından artırdığı ile kurduğu fakir, borçlu ama gururlu hayat geliyor hemen aklımıza tabi bir de karısının bitmek bilmeyen istekleri ve dırdırını da söylemeden geçemeyiz… Ortak hayalleri olmayanlar evliliklerini sürdüremediği ve boşandığı gibi ortak hayali olmayan toplumlarda başarısızlığa mahkum olarak yaşarlar.Yaşadıkları şehir onları boşamasa bile…